Kafam o kadar karisik ki nereden baslayacagimi ve onun hakkindaki dusuncelerimi nasil derleyip yaziya dokebilecegimi bilmiyorum. Aslinda bunlari yazmamin temel amaci su: Aklimi hala cok fazla mesgul ediyor. Hemen hemen her gun kotu anilar sirayla aklima geliyorlar.
Bu dusuncelerin bazilarinda onu normal, siradan bir kiz gibi, bazilarinda iyi, bazilarinda ise kotu bir kiz olarak degerlendirdigimi farkettim. Ve onu cok fazla dusundugum zamanlarda o anki dusuncelerimi kagida dokerek, bu dusuncelerin cesitliligini kendim de gorebilmeyi istedim.
Bugun mesela, onun da herhangi bir kiz oldugunu dusunuyorum. Sabah ise, daha cok “iradesi zayif” bir kisi olarak goruyordum. Daha sonra bu dusunce, aslinda onun da herkes gibi oldugunu, ama dusuncelerini acik acik soyledigi icin benim kirildigim hissine donustu. Yani aslinda o da herkesin dusunebilecegi seyleri dusunuyor, ama bunlari baskalari normalde soylemezken o soyluyordu. Onu bazen suclamamin sebebi buydu iste.
Simdi, bunlari yazarken mesela, ilk aylari dusunuyorum. Onun olabildigine kayitsiz kaldigi, hatta benimle alay ettigi, duruma gulup gectigi anlari… Butun bunlar onun hakkinda olumsuz dusunmeme, onu cig ve dusuncesiz biri olarak gormeme yol aciyor. Hatta boyle oldugundan da emin gibi oluyorum.
Ama yine de emin degilim iste. Aptal aptal dusunup duruyorum.
Kategorisi: Hayat, Yazı ve yazmak | Etiketlendi: eski sevgili, unutmak, unutmaya calismak
